Deryada yüzgeçsiz yüzdürülmüş, solungaçsız nefes aldırılmışım. Dilsiz dudaksız konuşturulmuş ve yedirilip içirilmişim. “Âh!” demeden bilememişim, anlayamamışım. Zorda kaldığım zamanlarda, “Âh!” ettiğim anlarda yetişip kurtarmış(sın) beni. Teslîmiyet... Âh, teslîmiyet!
Bu yazının tamamını okumak için abone olmanız gerekmektedir.
Tüm yazılara erişmek için abonelik paketlerimizi inceleyebilirsiniz.
Abone Ol
YORUMLAR
İlk yorumu yapan siz olun!