O’na ne sunabilirdi ki, O’na nasıl lâyık olabilirdi?! Boynu bükük başını çevirip şöyle bir baktı heybesine… Orada hasreti gördü. Özlemek... O hep vardı. Rûhu kendi diyarından ayrılıp bedenin içine hapsolduktan sonra içinde hep o sızı ile yaşıyordu. Bedeni apartmanlara girdikten sonra, yaratıldığı toprağa yakınlığı özlüyordu.
Bu yazının tamamını okumak için abone olmanız gerekmektedir.
Tüm yazılara erişmek için abonelik paketlerimizi inceleyebilirsiniz.
Abone Ol