Berceste Mısralar
Garibin Dostu Garibin dostu Allah, pek çabuk tutar âhı Mazlumun bedduası, tahttan indirir şahı
Garibin Dostu Garibin dostu Allah, pek çabuk tutar âhı Mazlumun bedduası, tahttan indirir şahı
Lâyık ol sevgiliye Yan ey yüreğim!
Çekerler dara da, kalırsın naçar, Uykular bölünür, huzurun kaçar.
Genceli Nizamî (1141-1209)
Neler oluyor dünyada, Kendini sanma rüyada, Yer gök sanki intifada, Söyle farkında mısın? Bak! Bezmi elesten geldin, Yüce Allah’a söz verdin, Kul olmak için dirildin, Bunun farkında mısın?...
Düşünce feryat etme; Yanlışta inat etme, Yürü gel güzel insan.
İçimde mi aşk gevheri? Kor yürekte duy mahşeri!.. Yedi nefse son haberi,
Secdeler ıslansın, rahmet çağlasın, Gözyaşı söndürsün, nâr-ı Cahim’i.
Yazılmamış ne kadı ki yaşanmamış olsun Yaşanmamış ne kaldı ki yazılmasın şu dünyada İçimiz acıdıkça yazmışız Güldükçe yazmışız Ağladıkça yazmış Şair demişler bir kere bize Adımız öyle kalmış ...
Şu dünya pazarından Sen gönül almaya bak Hem de Hak nazarından Sen gönül almaya bak Ne can kalır ne de mal Elindeyse burda kal Dört cihana haber sal Sen gönül almaya bak Hemi bağla hemi...
Karagözlü küçük kız Sen ot yaprak yerken Benim boğazımda Kördüğümler sıralandı.
İçimde ebedi bir gurbet duygusu Kulaklarımda sesi denizin ve martıların Ne çok mesafe var boş vermişliklere bugün hayata dair En çok gülüp geçmeler yaralar içimizi belki de ondan Can acımıza bükül...
Vatanınla her dem dost ol azizim!
Gedâ gelen sultan olur, Pişer gönül meclisinde. Nice ârif mihman olur, Yaşar gönül meclisinde.
Elhamdülillâhirabbilâlemin.. Rabbimiz; Sana nâmütenâhi hamd-ü senalar olsun… Rabbimiz; Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Sevgili Habîbine, ilmin kadar Salât-ü Selâm olsun… Yâ Rasûlallah…Salât-ü se...
Sözüm sana ey derviş Saltanat bu kapıda Sabreyle ki iyi piş Lezzet, tat bu kapıda Haset etme kin gütme Arkadan atıp tutma Kovsalar dahi gitmr Kıvrıl yat bu kapıda Vaz geç bahçe bağından...
Tefekkür et bu hoş seyri; Hâl incelir, yol içinde!.. Tut Mevlâ’dan inen emri; Süzül, durul, dol içinde!.. Davût’tan al hoş sadayı; Cezbeye sal her edayı!.. Süleyman’a sor sevdayı, Yemiş iki...
Güneşin ışıktan saçlarını taramak Ya da yağmurlu bir günün yaşını silmek gibi Koklamak gibi bir gülün Peygamber kokulu tomurcuğunu Kavuşmak ötelere Ve aç bir güvercini besler gibi kalbi beslemek d...
Toprağına ana gibi sarıldık, Dermanı, derdiyle bu vatan bizim. Ne usandık ne sevmekten yorulduk, Yiğidi, merdiyle bu vatan bizim. Doğar kalbimizde her sabah güneş, Gökkuşağı olur sevgimize eş. A...
Nefes verdin can mayama; Feyzim, “Sen’i” ister Sen’i!. Gaybı saldın, aşk deryâma; Aczim, “Sen’i” ister Sen’i!.. Garîp kulum, seyrim Sen’de; Aşkla yandım bu gülşende!.. “Gül”e meftûn, ...