Aile Hukukunda Hakem Müessesesi
Bazıları hakemliğin, kadılık gibi olduğunu ve yapılan tahkikat neticesinde ailenin devamına yahut sona ermesine hüküm verebileceklerini söylemişlerdir. İmam-ı Âzam Ebu Hanife ve bazı müçtehitlere göre...
Bazıları hakemliğin, kadılık gibi olduğunu ve yapılan tahkikat neticesinde ailenin devamına yahut sona ermesine hüküm verebileceklerini söylemişlerdir. İmam-ı Âzam Ebu Hanife ve bazı müçtehitlere göre...
Mecelle ve küllî kaideleri, farklı zamanlarda farklı şekillerde dilimize yerleşmiş olup yalnızca geçmişin hukuk düzenini değil, bugün hâlâ geçerliliğini koruyan evrensel ilkeleri de temsil eder. Bu ve...
Osmanlı’da saray mutfağı, imarethaneler, meydanlar, evler ve tekkelerde aşure kaynardı. Bilhassa tekkelerde iki vakitte aşure pişirilmesi adetti. İlk aşure Muharrem ayında pişirilirdi ki bu Kerbela Fa...
Tarihin sayfalarında sadece savaşlar, zaferler ve yenilgiler değil; bir milletin taşıdığı ahlâkî değerler, insanlığa sunduğu örneklik ve vicdan terazisindeki yeri de yazılıdır. Türk milleti, asırlar b...
Hikmet, adalet, cesaret ve iffet... İşte yirmi birinci yüzyılda yaşayan insanımız bu dört nitelikte kendi kemalini bulacak, devletiyle barışık, milletine âşık, Hakk’a kulluk erdemi yüreklere muştu gib...
Osmanlılarda âdab-ı muaşeret ve nezaket kaidelerine pek ehemmiyet verilirdi. Sokakta rastlanılan ahbabı yüksek sesle ve adıyla çağırmak çok ayıp karşılanırdı. “Nereye gidiyorsunuz” şeklinde kendini al...
Cuma selâmlığı sırasında çok büyük kalabalık olur, bazen uzakta kalanlar dilekçeleri olduğunu gösterebilmek için başlarının üzerinde yanan bir meşale (veya bir hasır parçası gibi şeyler) tutarlardı. B...
Ecdadımız bir beldenin fethini müteakip din-i mübin-i İslâm’a kılıcıyla bîhakkın hizmet ettikten sonra bu kadarıyla iktifa etmemiş ve esas cihad diyebileceğimiz büyük cihada geçmiştir. Bu uğurda yeni...
Fetih hadisini izah sadedinde birçok İslam âliminin eser kaleme aldığı öteden beri biliniyor. Eski Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen de, “Sure-i Fetih Tefsiri ve İstanbul’un Tarihçesi” isimli...
Bir bayram günüydü. Peygamberimiz bayram namazından sonra Enes bin Malik hazretleriyle birlikte nur merkezi olan Hane-i Saadetine dönüyordu. Bayram bu ya; çocuklar büyük bir neşe ve tarifi imkânsız bi...
Sultan Üçüncü Ahmed ile damadı sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa Cuma namazını burada kılıyor. O gün ilk vaaz Şeyh Yahya Efendi tarafından veriliyor. Padişah da, “Fatma Sultan, Allah camiin etsün kabul...
Müstakimzâde’nin Mehmet Emin Tokadi hazretlerine duyduğu muhabbet her türlü takdirin üstündedir. Nitekim, vefatından sonra şeyhinin ayak ucuna gömülmeyi vasiyet etmek suretiyle bu muhabbetini de fiile...
Cihan hükümdârı Fâtih Sultan Mehmed Han, Konstantiniye’yi İstanbul’a dönüştürdükten sonra ilk iş olarak muhteşem bir mâbedin temelini attırdı. Fâtih Câmii, Bizans devrinde bile uzun yıllar harâbe olar...
“Teklif ediyorum. Emânât-ı Mübareke’nin müzelik eşya olmadığı kabul edilmelidir. Bunlar ancak Müslümanların ziyaret edebilecekleri bir din anıtı içinde muhafaza edilmelidir. Otuz paraya gâvura gösteri...
Divân edebiyatının meşhur şairlerinden Nedim’e bir gün, Sadrıâzam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, dünyanın en büyük cihangîrinin kim olduğunu soruyor. Nedim, bu konudaki düşüncesini, “En çok gönüller f...
Gündüzleri oruç tutuyor, geceleri de geç vakitlere kadar nâfile namazı kılıyordu. Bu durum hapishane idarecilerini o kadar etkiledi ki, Serahsî’ye bir takım ilmî çalışmalar yapması hususunda ricada bu...
Naim Beye büyük hayranlık duyan zatlardan biri de, Mehmed Akif Bey’di. Aralarındaki muhabbetin büyüklüğüne bakınız ki, Naim Bey’in vefat haberini duyar duymaz, “sanki evim barkım başıma yıkıldı sandım...
Aydınoğlu Şeyh Mehmed Efendi Tophâne’de Kâdîrîhâne çevresinde medfûndur. Hasan Ünsî Efendi, dergâhtaki kendine mahsus türbede yatmaktadır. Hicrî 1174’te, Milâdî 1760’da göçen Seyyid Muhiddin Efendi de...
Üsküdar Doğancılar’da bir sokağa ismi verilen Hazret, aynı zamanda cezbedici bir özelliğe de sahipti. Hayat hikâyesinden anlaşıldığına göre, İstanbul’un selâtin camilerinde, bilhassa Ayasofya’da yaptı...
Yaradan Ali Efendi’ye gerçekten uzun bir ömür lütfetmişti, üstelik hiçbir düşkünlüğe uğratmadan… Efendi 1301 doğumluydu. Yeraltı Camii’ne otuz yaşlarında gelmiş olmalıydı. Eskileri anlattıkça insanın...