“Araba” dediysen öyle lüks bir şey zannetmeyin: Kırık dökük, tavanı çökmüş, boyası soluk, markası bile belli olmayan bir araba... Öndeki koltuğun ayak basılan yeri çürüyüp delinmiş, ayak içine kaçmasın diye bir tahta parçası konmuş... Araba hâlâ o araba, sadece tahta konan yeri tamir ettirdim. O zamanlar benim küçük kız dört yaşında, o delikten aşağı düşebilirdi.
Bu yazının tamamını okumak için abone olmanız gerekmektedir.
Tüm yazılara erişmek için abonelik paketlerimizi inceleyebilirsiniz.
Abone Ol
YORUMLAR
İlk yorumu yapan siz olun!