Artçı sarsıntıların devam ettiği, soğuğun güneş ışınlarının altında dahî üşütüp titrettiği, sevdiklerimizin ve çalışma arkadaşlarımızın göçük altından çıkarılan cansız bedenlerine şahit olup yandığımız günlerin akşamında, döneceğimiz bir evimiz yoktu. Akşam namazını sağlam olan camilerde kılıp karnımızı sokak aşevlerinde doyurduktan sonra ayakkabılarımızı çıkarıp oturacağımız bir mekân istiyorduk.
Bu yazının tamamını okumak için abone olmanız gerekmektedir.
Tüm yazılara erişmek için abonelik paketlerimizi inceleyebilirsiniz.
Abone Ol
YORUMLAR
İlk yorumu yapan siz olun!