Ticaretin Gölgesinde İyilik
Ticarette iyiliğin önünde bazı engeller vardır. Bunlardan ilki, insanın kendi içindeki kötü parça yani gölgesidir. Psikoloji literatüründe Jung’un “gölge arketipi” olarak adlandırdığı bu boyut, kişini...
Ticarette iyiliğin önünde bazı engeller vardır. Bunlardan ilki, insanın kendi içindeki kötü parça yani gölgesidir. Psikoloji literatüründe Jung’un “gölge arketipi” olarak adlandırdığı bu boyut, kişini...
İslam’a özgü olan bir hikmet vardır ki; huşunun, hayretin, muhabbetin en üst derecesi, semavî kanunun sınırları içinde yaşanır. Esasen, dinin terbiyesi altına ne kadar girersek nurun zirvesine o kadar...
Şeytanın gücü bizim zaafımızdan kaynaklanıyor. Hazreti Âdem ve Havva’yı cennetten çıkaran şeytanın görevi, insanların oraya girmesini engellemek, bizim görevimiz ise iman ve salih amellerle güçlenerek...
İnsan, hem iç âlemdeki yaratılışını inceleyerek, Allah’ın vahdaniyetine ve hükümranlığına delâlet eden âyetleri/alâmetleri keşfedecek hem de dış âlemdeki O’nun sanatını ve kudretini gösteren alâmetler...
Bugünün Müslümanı, iki uç arasında sıkışmıştır: Bir yanda otoriteye mutlak itaat talep eden yapılar, diğer yanda hiçbir otorite tanımayan bireycilik anlayışı. İslam bu iki uç arasında mâruf çizgiyi gö...
Rûhu’ul Beyân’dan Kıssalar Bilesin ki her ne kadar kâfirler Kur’an’dan ve onun haber verdiği öldükten sonra diriltme ve yapılanların karşılığının verilmesinden şüphe içinde olsalar da âdil karar ve h...
“Kırık kalplerin gittikçe arttığı bu dünyada, tatlı bir tebessümün, içten bir merhabanın incinmiş bir yüreği teselli etmede ne kadar etkili bir ilaç olduğunu unutmayalım. Hepimizin sırtının sıvazlanma...
Cehalet, kin, kibir, empatiden uzak bir hayat, taş kesilmiş kalpler, isyan ve nisyan zulmü besleyip büyüttükleri için yiğidin savaşması gereken en tehlikeli düşman konumundadır. Hakiki manada erdemli...
Uyku mayasından anladığım Allah Rasûlü’nün (s.a.v.) sünnetidir. Uykudan önce abdest alınır, dişler temizlenir, Felak, Nas, Ayete’l Kürsi okunur ve sağ tarafa yatılır. Uykudan kalkış da, dua, hamd ve...
İnsanın sanatçı olarak vasıflandırılması yaşa ve cinsiyete göre değişmeyen övgülerdendir. Esmâ’ül-Hüsna’nın içinde de geçer Cemal ve onun tecellileri. Estetik diye bilinen bu kavramın hayatımızda öne...
Kendini tanıyan insan, artık ne acele eder ne de oyalanır. Her hareketinde bir anlam, her duruşunda bir bilinç vardır. Başkalarının hızına değil, kendi ritmine kulak verir. O vakit hayat, bir yarış de...
Niyet; amaçtır, maksattır, hedeftir. Mü’minin ömrü boyunca unutmaması gereken en ulvi maksadı ve matlubu selim bir kalple Allah’ın (cc) sevgisini kazanmak, rızasına ermektir.
Modern dünya bireyselliği kutsayarak akrabalığı yok sayıyor. Bugün insan anne babasına bile yabancılaşmış durumdadır. Sıla-i rahim, bu kopuşa karşı bir direniştir. Çünkü insanı insan yapan sır akrabal...
Allah (c.c.) bizi ihsan kıvamındaki en güzel ameli işleyelim diye yaratmıştır. Kâmil insan bununla mücehhezdir. Bir yanda teknoloji ilerlerken olması gereken olmuyor, kalite adamlık geriliyor. Ne sebe...
Filistin halkı her gün dehşetli cehennem ateşi içinde yanarken, üstlerine bombalar yağdırılırken, insanlar enkazlar altında sıkışırken; nübüvvet nuru ihtişamla parlamaktadır. "La havfun aleyhim v...
Ekonomi insanların elindeki en etkili silahlardan biridir. Müslümanlar geçmişte bu silahı kullanmış olmakla birlikte günümüzde bu konuda bir şuur eksikliği yaşamaktadırlar. Düşmana karşı yapılan boyko...
Tebliğle görevlendirilen Hz. Peygamber, kendisine indirilene tabi olacak ve onun prensipleriyle hayatını tanzim edecek ki, diğer insanlardan vahyin getirdiği ilkelere uymalarını istesin. Bu gerçek, va...
Fıtrat, Teslimiyet ve Denge: Hanif Bir Müslüman Olarak İktisadi Hayata Bakmak Modern çağ, insanın önüne sayısız "izm" ve hayat felsefesi sererek onu bir yol ayrımına mecbur bırakır. Kapitalizm, libe...
İmam Gazali'nin adadan ayrılan yolcular misaliyle gözler önüne serdiği gibi, bu kısa durakta mal ve evlat çokluğu yarışına dalıp asıl varış noktası olan ahireti unutmak, telafisi mümkün olmayan büyük...
İslam düşüncesinde dikkat, sadece zihnin bir işlevi değil, aynı zamanda kalbî bir yöneliştir. Kalbin bir yere “himmet” etmesi, yani yönelmesi, o meselenin iç dünyada bir merkez haline gelmesini sağlar...