Dünevîleşmek ya da Servete Karşı Düşkünlük
Müminlerin para, mal, makam ve mevki ile çetin bir imtihandan geçtiği bir dönemi yaşıyoruz. Buna varlıkla imtihan da diyebiliriz. Bu yazımızda servete düşkünlük bir başka deyişle dünyevileşmenin temel...
Müminlerin para, mal, makam ve mevki ile çetin bir imtihandan geçtiği bir dönemi yaşıyoruz. Buna varlıkla imtihan da diyebiliriz. Bu yazımızda servete düşkünlük bir başka deyişle dünyevileşmenin temel...
Ayrı kaldık nurlu izden, Kendimize gelemedik!. Kopardılar bizi bizden, Kendimize gelemedik!. Uğradık bir kem nazara, Cumamız döndü pazara. Gülerek baktık mezara, Kendimize gelemedik!. ...
Yüce İslam Dini insanlığa tam bir hayat rehberi sunmuş, onun sadece Rabbi ile olan ilişkisini değil dünya hayatı ile olan iletişimini de düzenlemiştir. Tahrif edilmiş dinlerde ise din ve dünya ayrımı...
“Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkup-sakının. Şüphes...
Dalgalı denizler tekin değildir. Bir yerde durduğunuzu zannedersiniz halbuki bir de bakmışsınız kıyıdan çok uzaklardasınız. Fırtınalı ortamlar da tekin değildir. Tutunduğunuz dallar kopabilir ve fırt...
Neden her devletin, her nimetin mahzeni olan ölümü kıble edinmedim? Neden körlükten dolayı o belirlenmiş saatte kaybolup giden boş hevesleri kıblem yaptım? Şaşkınlığımdan bütün ömrümce hayalleri kıble...
Dönüp dolaşıp, en sonunda biz bize kalacağımız tek sığınağımız Aile. Bize kucak açan, bizi koruyup kollayan, bize sahip çıkan huzur teknemiz. Bu anlamda aslında, yüzyıllar boyunca onca hocamızın, alim...
Aile bir kulluk okuludur. Muhabbet temelli oluşu onu iradenin terbiyesinde en tesirli mecra yapar. İnsanın yetişmesi, olgunlaşması ve kâmil bir insana dönüşmesi için sevgi temelli bir beraberlik şartt...
İnsan olarak bedenimiz zayıf, ahlâkımız tekâmüle muhtaç olarak cahil yaratılmışız. Bu nedenle etrafımızda olan bitenden hemen etkilenir, kimi olaylarda aşırı tepki, kimi olaylarda aşırı sevinç göster...
Huzur Hâli - Salih Zeki Meriç Sayı : 379 - Eylül 2017 Neyi arıyorsun? Sana lazım olan nedir? Bütün hırslarınla ardından koştuğun, gönül dünyanı altüst ettiğin, uğruna kendini unuttuğun şey nedir? Ney...
Çağırdın da Gelmedim mi Sevgilim? - Neslihan Nur Türk Sayı : 379 - Eylül 2017 Geçti gülüm, geçti ömrün bahârı Sevdâ çekenin, gecedir nehârı.1 Aslında, ömrünün neresinde olduğunu kimseler bilmiyor. Gi...
Doğru Bilgi Doğru İnanç - Ali Rıza Temel Sayı : 379 - Eylül 2017 Bilgi; varlık ve olayları gerçek yönleriyle kavramak, gizlilikleri açığa çıkarmak, sevgi, nefret ve şehvet gibi duyguların etkisinde k...
Hayat mevsim gibidir; baharı, yazı olsun. Muhabbete geldiniz, Hak sizden razı olsun. İyilik düşleyelim, kötüyü dışlayalım; sizler de hazırsanız sohbete başlayalım.
Salgın hastalık bizlere ne gösterdi? Dünya hayatının kıymetini ve anlamını bilemedik. Dünyanın ahiretin tarlası olduğu şuuruna erişemedik. Ebediyet meyvesinin bu dünya sahnesinde, günlük hayatımızdaki...
Bugün Bulgaristan sınırları içindeki Aydos’ta doğan Bursevî İsmail Hakkı Hazretleri (k.s.)’nin (1653-1724) İstanbul ve Bursa’da 1685-1705 yılları arasında yaptığı va’azlar, yirmi senede hacimli on cil...
"Allah uğrunda nasıl cihâd etmek gerekiyorsa, öyle cihâd edin! O sizi seçmiş ve dinde üzerinize hiçbir zorluk kılmamıştır. Babanız İbrâhîm’in dîninde de (böyleydi). O (Allah), gerek daha önce(ki...
Kıyametin dehşeti karşısında şaşkına dönen insanın halini Mevlâ şöyle belirtiyor: “O gün insan; kaçacak yer neresi der. Hayır, hayır! Kaçıp sığınılacak yer yoktur. O gün varıp durulacak yer sadece Rab...
Kâinat, El Bari -yarattığı her şeyi en güzel surette yaratan- Allah tarafından en güzel şekilde yaratılmıştır. Yaratılış hem suret hem de fonksiyon olarak en güzel şekildedir.
Toplumların gerek siyasî ve ictimâi alanlarında, gerekse fikir ve gönül dünyalarında birer sadaka-i câriye olarak geleceğe güzel izler bırakanlar, sonraki nesillerce bir vefâ borcu olarak hep hayırla,...
Tasavvuf, İslam’ı zarafet, nezaket ve kibarlıkla yaşama sanatıdır ki buna sufiler edep ismini verirler. Onlar Rablerine, insanlara ve tüm varlığa edep ile muamele ederler.