Hak Dostlarından Hikmetler Şeyh Sâdî (r.a.) – 1
Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Peygamber Efendimiz (s.a.v), sırf kendini düşünüp din kardeşinin ıztırâbına duyarsız kalmanın, İslâm ahlâkıyla bağdaşmadığını bildirmek üzere; “Komşusu açken...
Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Peygamber Efendimiz (s.a.v), sırf kendini düşünüp din kardeşinin ıztırâbına duyarsız kalmanın, İslâm ahlâkıyla bağdaşmadığını bildirmek üzere; “Komşusu açken...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Seni aldar bu dehr-i dûn, Nef‘ eylemez mâl ü benûn, Nefs elinde olma zebûn, Vâsıl olmağa sa‘y eyle… “(Âhiret karşısında) son derece değersiz olan bu fânî dünya, ebedî h...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Nâz olur işi hûbun, Çoktur gamı mahbûbun, Sarptır yolu matlûbun, Âsân eline girmez… “Güzelin işi, sevene naz etmektir. Sevenin gönlü, sevdiğinden ayrılığın gam ve hicrâ...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Aç gözün gafletten uyan, İbadet eyle her zaman, Receb, Şâbân u Ramazan, Mübârek aylardır gelen… [Cenâb-ı Hak 24 saatlik bir gün içinde seher vaktine, 7 günlük hafta içi...
Nice ölümü beklenen hastalar ve yaşlılar, kendilerinin vefâtını bekleyenlerin ardından gözyaşı dökmüş, onların yasını tutmuşlardır. Dolayısıyla ölümün yaşı ve sırası yoktur. Tıpkı metrajı belli olmay...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Dünyada çeker her fert, Hâlince belâ ve dert, Ol âşığa derler mert, Baş eğmeye nâdâna!..1 “Dünyada herkes kendi hâline göre bazı belâ ve dertlerle imtihan olunur. Hak â...
Bugün başta Filistin olmak üzere, Suriye, Myanmar, Doğu Türkistan ve diğer İslâm beldelerindeki mazlum din kardeşlerimizin içler acısı hâli, hepimizi derin bir nefis muhâsebesine sevk etmelidir. Un...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Rasûlʼün verdiği haber, Günden güne zuhûr eder, Tuttu dünyayı serteser,1 Zulüm deyû ağlar var mı?.. [Rasûlullah (s.a.v) Efendimizʼin fiten hadislerinde haber verdiği ve...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Rızâullâh1 murâd ise, Sakın aldanma telbîse!2 Nazar et hâl-i İblîsʼe, Edep gözle, edep gözle!.. “(Ey kardeş!) Cenâb-ı Hakkʼın rızâsına ermek istiyorsan, sakın şeytanın...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Bedr-i dücâ, şems-i duhâ, Verd-i gülistân-ı hüdâ, Hakkʼın Habîbi Mustafâ, Doğduğu ay geldi yine… “Şirk, küfür ve cehâlet karanlıklarına âdeta nurlu bir dolunay ve parla...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Nutfe-i nâçîzi1 insân eyledin, Hamd ü minnet Sana ey Rabb-i Kerîm! Ehl-i İslâm, ehl-i îmân eyledin, Hamd ü minnet Sana ey Rabb-i Kerîm! [Cenâb-ı Hak âyet-i kerîmelerde:...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Kulak tutan kişiler Hak Kelâmʼa, Noksandan kurtulup erer tamâma… [Hatâ ve noksanlıklarından kurtularak Cennetʼe lâyık bir sâfiyete ermek isteyen bir kul; ‒Cenâb-ı Hakkʼı...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Kim ki dünyada li-vechillâh esir âzâd eder, Âhirette ol dahî âzâd olup görmez keder… “Kim Allah rızâsı için dünyada bir esiri âzâd ederse âhirette de kendisi âzâd olur, h...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Nedir bu ellerle ayak? Nedir bu dillerle dudak? Aç gözün ibret ile bak! Âlem temâşâgâh imiş… Kâinattaki her varlık, Cenâb-ı Hakkʼın isim ve sıfat terkiplerinin tezâhürl...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Var imdi âkil1 ol, hayr işle dâim, Olasın tâ iki âlemde sâlim... [İbadet ve hayırlar, belli zamanlarda îfâ edilip bitirilirler. Lâkin insanı ebedî saâdete kavuşturacak ol...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: “Mekânlarda nice şeref var ise, Harem-i Muhteremʼde olan amellerin (fazîleti) nice kat kat ve pek çok olduğu gibi, zamanlarda dahî Ramazân-ı Şerîf öyledir. Sâir aylarda ola...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Bîçâre dalıp gaflete, İhmâl edersin tâate,1 Ömrün ererse gâyete,2 Emri kaçan3 tutsan gerek?! [Hak dostlarından Hasan-ı Basrî Hazretleri bir cenâzeye katılmıştı. Defin i...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: “Helâl var, tayyib (temiz) var. Helâl oldur ki şerʻ-i mutahhar (mübarek ve mukaddes şerîat) ona ruhsat vere, müftî-i şerʼî fetvâ vere ki helâldir. Tayyib, bundan ötedir… Şe...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: Ko keşf ü kerâmâtı, Geç cümle makâmâtı, Kasdet bulagör Zâtʼı, Gel Hû diyelim Hû!.. [Tasavvufun gâyesi, Cenâb-ı Hakkʼa yakın bir kul olabilmek ve Oʼnun dostluğuna erebil...
Hüdâyî Hazretleri buyurur: “Tarîkat ehlinin bütün âdâbı, Sünnetʼten alınmıştır. Hâşâ ki bidʼat[1] ola!.. Şerîat ehli, «haram ve helâl, emr-i mârûf ve nehy-i münker dahî nedir?» diye inkâr etmeyeler....