SUNUŞ

Sunuş

Aziz Okuyucu, Kaygan bir zeminde yaşıyoruz. Bundan 100 yıl önce, diyelim, sokakla mescidin iklimi birbirine yakındı. Mescide çağrıldığında insanın, sokaktan kopup oraya girmesi daha kolaydı. Ama şi...


Sunuş

Aziz Okuyucu Bu sayımızda önünüze Yunus Emre’nin zihinlere kazınmış iki mısraını kapak dosyası olarak sunuyoruz: “Dervişlik olaydı taç ile hırka Biz dahi alırdık otuza kırka.” Yunus Emre, “sehli m...


Sunuş

Aziz Okuyucu, Altınoluk, Mart sayısı ile 30’uncu yılına ayak basıyor. 348 aylık bir yolculuk bu. “Andını hatırla” diye yola çıktık. Bazan Anadolu’da okuyucularımızla buluştuğumuz toplantılarda soru...


Sunuş

Aziz Okuyucu, Şöyle kalblerimize baksak, kimler sığıyor oraya, kimler dışarda kalıyor? Rasulullah Efendimiz (s.a.v.)’in kalbini görmeye çalışsak, nasıl bir vüs’ate sahip? Allah dostlarının kalbini...


Sunuş

Sohbet, Vuslat Talimidir Bir Hak dostuna: “ilim mi faziletlidir, amel mi” diye sormuşlar, “ilim talebinden daha faziletli amel bilmiyorum” cevabını vermiş. Birisi bize gelip: “ilim meclisi mi, zikir...


Sunuş

Aziz Okuyucu Altınoluk dini, daha özelde tasavvufi muhtevası olan bir dergi. Ekonomi nereye düşüyor bu muhteva çerçevesinde? Elcevap: Tam gündeme düşüyor kaçınılmaz olarak. Kapağımızda “Müslümanın...


Sunuş

Bir Hak dostu öğrencisine şu tavsiyede bulunmuş: “Sıcak bir zamanda suyu ılık içersen ağzından kuru bir elhamdülillah sözü çıkar. Ama suyu soğutur da içersen bütün âzâların elhamdülillah der.”


Sunuş

Merhametin kuruduğu bir zamandayız. İnsan ve fıtrat düşmanları ortalıkta cirit atıyorlar. Bu güruh önce insanı sonra yapay zekâyı ilâhlığa oturttu. Hatta tarihin sonunu ilan edecek kadar haddini aştı.


Sunuş

Merhamet, Rahman ve Rahim olan Rabbimizin her şeyi kuşatan en fârik vasfıdır. O’nun merhameti, bütün merhametlerin kaynağıdır. Kimse kimseye O lütfetmeden merhamet edemez. Merhamet bu anlamda bir ihsa...


Sunuş

Tevhid, bütün sebepleri tek bir sebebe bağlayabilme iradesidir. Bu iradenin fertteki teza-hürü iman, toplumdaki tezahürü ise mizandır.


Sunuş

İslam, selâmet ve sulh nizamıdır. Nizamın tesisi adaletledir. Adalet ise her hususta doğruluğu, düzeni ve dengeyi temin etmeyi gerektirir. Bunun en müşkül tarafını hissiyat oluşturur. Özellikle sevgi...


Sunuş

Rabbimiz kâinattaki her canlıya rızkını takdir etmiştir. İnsan takdir edilen rızkını aramak ve bunun için çalışmakla mükelleftir. İsyan ve masiyet rızkı daraltırken, istiğfar ve sıla-ı rahim rızkı gen...


Sunuş

Hoşnutluk ve memnun olma hali diye tarif edilen rıza, insanın temel yaşama gayesidir. En ulvî hissiyata sahip olanından en sefihine kadar her insan rızaya erişmek için gayret eder. Bu mânâda hayat rız...


Sunuş

Allah Rasûlü, cehaletin koyu karanlıklarında boğulmak üzere olan bir coğrafyaya “Lâilâhe illallah” cümlesi ile geldi. Bu cümleyi ilk duyan bir bedevi “demek dünyayı karşılarına alacaklar” demişti. O c...


Sunuş

Medain şehrinde su baskını meydana gelmişti. İnsanlar telaş ve panik içerisinde, canlarını ve mallarını kurtarmak için oraya buraya koştururlarken şehrin valisi Selman-ı Fârisi radıyallâhu anh birkaç...


Sunuş

İşittiği sözleri hafızasında tutamadığını söyleyen bir sahabesine Rasûlullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem “sağ elinden yardım al” tavsiyesinde bulunmuşlardı..


Sunuş

İşittiği sözleri hafızasında tutamadığını söyleyen bir sahabesine Rasûlullah Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem “sağ elinden yardım al” tavsiyesinde bulunmuşlardı. Yazmak bir anlamda hafızanın sını...


Sunuş

Biz iki tür rızkımız olduğuna inanırız. Maddi rızkımız, bedenimizin; manevi rızkımız, gönlümüzün gıdasıdır. İnsanlar genellikle maddi rızık konusunda oldukça hassastırlar. Neyi, nasıl ve ne zaman yeme...


Sunuş

Hz. Nuh, gemiye binmek istemeyen oğlunun kurtulması için şöyle yalvarmıştı: “Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vaadin elbette haktır. Sen hâkimlerin en âdilisin.” Bunun üzerine kendisine...


Sunuş

Âlem zıtlıklar üzerine yaratılmıştır. İyi kötü ile bilinir. Sağlığın anlaşılması hastalık iledir. Hayatın kendisi ölüm ile idrak edilir. Eşya zıddı ile bilindiği gibi zıddı ile de kâimdir.