İnsan birinci doğumla annesinden dünyaya gelince yaşadığı muhitinin mahpusu ve zatının heykelinin kölesi olur. Heva onu lokma yapar yutar. Böylece hislerin ve vehimlerin içinde; cismaniyetini kuşatan oluşların hapishanesinde kalır. Ama insan gayret gösterir de his dairesini aşar, bağlılıklarını koparır ve nefsinin şehvet batnından çıkabilirse, onun ruhu varlık duvarını delip geçer, o varlığı yaratanın huzuruna varır. Böylece ikinci kez doğmuş olur. Bu öylesine bir doğuştur ki bunun peşinden bir daha ne bir fena ne de bir ölüm gelebilir.
Bu yazının tamamını okumak için abone olmanız gerekmektedir.
Tüm yazılara erişmek için abonelik paketlerimizi inceleyebilirsiniz.
Abone Ol
YORUMLAR
İlk yorumu yapan siz olun!