Oruç Bir Kalkandır
Oruç Allah Tealâ ve Tekaddes hazretlerinin, kulları üzerine (Ramazan orucu) farz kıldığı mühim bir emridir. Oruç tutmak, kadın, erkek âkil bâlîğ olan sıhhatli ve akıllı her Müslümana farzdır. Hastalı...
Oruç Allah Tealâ ve Tekaddes hazretlerinin, kulları üzerine (Ramazan orucu) farz kıldığı mühim bir emridir. Oruç tutmak, kadın, erkek âkil bâlîğ olan sıhhatli ve akıllı her Müslümana farzdır. Hastalı...
Mevlânâ Câmî kuddise sirruh buyurmuşlardır ki: Zatî muhabbet, bir kimsenin bir kimseyi sevmesi demektir. Lâkin sebebini bilmeden sevmek... Bu türlü muhabbet halk içinde çokdur. Allah’a böyle bir muhab...
Tefekkür-i mevte devam etmek pek mühim ibâdetlerdendir. Ölümü anmağa devam edenin kalbinde, dünyaya karşı olan meyl-i muhabbet azalır. Dâimî olarak tefekkür eden, dünyanın, değer verilmeyecek bir mekâ...
Cüneyd Bağdâdî kuddise sirruh buyurur: – Meclislerin en şereflisi ve en yücesi, tevhid meydanında düşünerek (tefekkür ederek) oturulan, mârifet rüzgârı ile serinlenen, muhabbet kâsesi ile dostluk der...
Allah İçin Sevmenin İlk Şartı; Kardeşini Nefsine Tercih Etmek Allah için sevmenin şartlarından biri de dinî ve dünyevî her mevzûda gücünün yettiği kadar, kardeşini kendisine tercih etmektir. Alla...
Şüphesiz kelâma tâzim, Allah Teâlâ’ya tazimdir. Kişi mütekellimin yani Cenâb-ı Hakk’ın sıfat, ef’al ve celâlini düşünmeden azametini, yüceliğini anlayamaz. Yerleri, gökleri, arş ve kürsisini, bunlarda...
İnsanın her nefes alışında bir hazine heder olup gider. Her nefeste bilmelidir ki Allah hazır ve nâzırdır. Bu şuur insana hâkim olunca Allah’tan utanma duygusu da beraber gelir ve gaflet gider. İnsand...
Huzur Hâli Ve Teslimiyet Bir mürşid-i kâmile teslim olan kimsenin kötü hâli düzelir. Huysuzlukları, taşkınlıkları bertaraf olur, itikadı kuvvetlenir. Evvelce taş misali olan gönlü huzura kavuşur,...
Hadim, Cenâb-ı Hakk’ın, hizmetlerine karşılık kulları için hazırladığı sevap ve ecri arzulayarak hizmete girer. Hadim; talibleri, gönül rahatlığına ulaştırmak, Allah’a yönelenlerin duygu ve düşünceler...
İster edip, ister müfessir, muhaddis, fakih veya kelamcı olsun, ilmin hangi dalında derinleşmiş bulunursa bulunsun, dünyadan ve dünyevî arzulardan, mal ve makam sevgisinden, halktan ve bütün dünyevî l...
Allah Teâlâ Mûsâ aleyhisselâma sorar: - Yâ Mûsâ, benim için bir amel işledin mi? Mûsâ -aleyhisselâm-: - Yâ Rab, senin rızân için namaz kıldım. Oruç tuttum. Sadaka ve zekât verdim. Allah Teâlâ buyuru...
Îmanı kuvvetli bir müslüman, hem lisanen hem bedenen hem de hâlen şükretmekle, hamd etmekle mükelleftir. Lisanla olanı dâimâ “Elhamdülillah” diyerek Hak -celle ve alâ- hazretlerine şükretmektir. Be...
Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri yüksek şahsiyetlerine yaraşır bir şecaat ve kahramanlık timsâli idiler. Daha çocukken “Lât ve Uzza hakkı için” diyerek kendisinden bir şey isteni...
Temim Dârî hazretlerinin aşağıdaki âyet-i kerimeyi bir gece sabaha kadar tekrar tekrar okuduğu ve ağladığı rivayet edilir: “– Yoksa kötülükleri işleyenler kendilerini, imân ederek iyi amel ve hareket...
Abdülkâdir Geylânî -kuddise sirruh- buyurur: – Zâhidler cennette yerler. Ârifler, kendileri dünyada bulundukları hâlde yerler. Allah’ı sevenler ise dünyada da yemezler, âhirette de. Onların yiyecekle...
Abdülkâdir Geylânî -kuddise sirruh- hazretleri buyurur: – Allah’ı sevmekte cidden sâdık ve samîmî olan bir mürid, önceleri insanları gördüğünde, onlardan herhangi bir söz işittiğinde veya bir dünyalı...
Tebük seferinden dönüşlerinde, sefere iştirak eden mücahidîn-i kiram hazarâtı gayet yorgun, bîtab, mecalsiz idiler. Her ne kadar düşmanla karşılaşılmadı ise de yolun uzunluğu, yazın şiddetli sıcağı, s...
Rasûlullah sallallahü aleyhi ve sellem hazretleri buyurdular. – Ey Ebû Hüreyre, dünyayı bütün içindekilerle beraber sana göstereyim mi? Ben “evet, ey Allah’ın Rasûlü” dedim. Elimden tuttu, beni Med...
Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu -kuddise sirruh- buyurur: -Âşık-ı hakîkî yani Allah âşığı, ilâhî mazharı bulunan her şeyden onun kokusunu duyar, rahmânî râyihaları onun burnundan eksik olmaz. Zâhid kendi başı...
Bostânül-Ârifin’de şöyle denilmektedir: İman beş kal’alı bir beldeye benzer. Altun kal’a, gümüş kal’a, demir kal’a, hubûkel kal’a, kerpiç kal’a. Kal’anın içinde bulunanlar kerpiç kal’ayı koruyup göze...