Hakk’ın Murâdı Muradımızdır Diyebilmek
İmam-ı Rabbânî -kuddise sirruh-’un oğlu Muhammed Mâsum bir mektubunda der ki: “Seyr u sülûkte kemâlât-ı nübüvvetin hasıl olmasının alâmeti Allah Resûlünün şu beyanlarıdır: ‘Nefsinin arzuları getirdiğ...
İmam-ı Rabbânî -kuddise sirruh-’un oğlu Muhammed Mâsum bir mektubunda der ki: “Seyr u sülûkte kemâlât-ı nübüvvetin hasıl olmasının alâmeti Allah Resûlünün şu beyanlarıdır: ‘Nefsinin arzuları getirdiğ...
Allah Teâla bizleri kendisine kul olmamız ve ona ibadet etmemiz için yaratmıştır. Bir hadis-i kutside “Ben gizli bir hazine idim ve bilinmeyi sevdim bu sebeple de âlemi halk ettim” buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in hepimize numûne olan hayatı dua ile gergef gergef işlenmiş bir hayattır. O En Güzel İnsan, Rabbine sürekli iltica halinde bulunmuş, hep dua ile yaşam...
"İnsanların her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında adâletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmek isteyene yardım ederek bindirmen yahut yükünü bineğine yüklemen sadakad...
Aile, toplumun ana dinamizmini oluşturan temel unsurdur. Ailenin zafiyete uğratılması toplumun dinamiklerinin zayıflaması, ruhen ve manen sağlıksız bireylerin oluşmasına sebep olur. Bizim gibi referan...
A. Hamdi Tanpınar Beş Şehir başlıklı eserinde İstanbul’u anlatırken “Eski medeniyetimiz, dîni bir medeniyetti” der. 1071 yılında yurt edinmek gâyesiyle Anadolu’ya gelen atalarımız yalnızca kendilerine...
Sanki kolaymış gibi görünen ama sıkı bir disiplinle 40 gün süren bu uygulamanın ihtiva ettiği zorluğu Ali Efendi şöyle anlatıyor: “Mevsim kıştı… Çektiğimi bir ben, bir de Allah’ım bilir. Her ne vakit...
Hz. Mevlânâ Celaleddîn-i Rûmî şöyle buyuruyor: “Bahar gelmekle taş yeşermez. Toprak gibi yumuşak ol ki sana da bir Muhammedi güneş huzmesi gelirse Muhammedi feyizler bitsin, halk olsun!”
Şairler şiirlerinde bir şehri kucaklamaktan bahsederler, o şehir kimi zaman İstanbul, kimi zaman Paris, kimi zaman da dünyanın başka bir şehridir.
Çoğu zaman orta yaş ve üzeri insanlarla konuştuğunuzda size “eskiden her şey azdı ama bereket vardı, şimdi her şey çok ama bereket yok” dediklerine şahit olmuşsunuzdur. Gerçekten de öyle değil mi? Siz...
750-1258 yılları arasında hüküm süren Abbasiler İslam tarihinde Osmanlılardan sonra en uzun ömürlü hanedandır. İslam medeniyeti en parlak devrini bu hanedan zamanında yaşamıştır.
Bahanemiz de yok, içerisinde yüzdüğümüz imkanların haddi hesabı da… Hesabını veremeyeceğimiz kadar nimet, fırsat ve imkanla imtihanımız var. Yapabildiklerimiz ve yapmaya çalıştıklarımızın yanında, yap...
Son birkaç yüzyılda teknoloji hızla ilerlemiş, insan aya ulaşmış, yapılması imkânsız görünen nice işler mümkün hale gelmiştir. İnsanlığın maddi sahada gösterdiği bu başarılar dine soğuk bakan çevreler...
Tasavvuf, Allah’ın yeryüzüne indirdiği son ve kâmil bir din olan İslâm’ın engin bir zevk-i selîm, kalb-i selîm ve akl-ı selimle fert ve toplum planında derinlikli bir hayat halinde yaşanmasının bir us...
Zamanımızı “hakikat sonrası-post-truth” şeklinde isimlendiriyorlar. Dünün modern insanı “Düşünüyorum, o halde varım” diyordu, bugünün post-modern insanı “Zannediyorum, o halde haklıyım” diyor. Gerçeği...
Bir düzen kurulmuştu. Türlü türlü haksızlığın ve adaletsizliğin kol gezdiği bir düzen. Bu düzenin efendileri vardı. Bunlar pervasızca şımarık bir hayat sürüyorlardı. Ahirete inanmıyor, tüm güçleriyle...
Allah bu âlemi bizim için yaratmış, dünya nimetlerini emrimize vermiş, bunun şükrü olarak da kendisine kulluk etmemizi emretmiştir. Zira Kerim olan Rabbimiz bu dünyada verdiği nimetlerin çok daha güze...
Bir gün Allah Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke-i Mükerreme’nin batı sınırında Mekke’ye 100 km. uzaklıkta “Cümdân” ismi verilen bir dağa doğru yanında birkaç sahabesiyle yürüyorlardı. Dağa iş...
Selman-ı Fârisî radıyallahu anh, Peygamberimiz tarafından “hayırlı” diye vasfedilmiş, Kur’ân’ı ve Kitâb-ı Mukaddes’i iyi bilen anlamında “sâhibü’l-kitâbeyn” diye anılmış aziz bir sahabedir. Altın Sils...
Sabah 06:00’dan 12:00’ye kadar olan zaman dilimi gündüzün karanlık olmayan aydınlık kısmı ki fıkıh kitaplarımız bu zaman dilimine, içinde farz namaz olmadığı için vakt-i mühmel yani boş vakit demiştir...