Alauddin Attar -kuddise sirruh-
HİLYE PÂK-İ ATTÂR: Alâeddin Attâr, orta boylu, gökçek yüzlü, esmer tenliydi. Sakalı büyükçeydi. Sahvı sekrine galip bir sûfi olduğundan huşu ve huzû üzre bulunurdu. Dirayeti yüksek,firaseti keskindi....
HİLYE PÂK-İ ATTÂR: Alâeddin Attâr, orta boylu, gökçek yüzlü, esmer tenliydi. Sakalı büyükçeydi. Sahvı sekrine galip bir sûfi olduğundan huşu ve huzû üzre bulunurdu. Dirayeti yüksek,firaseti keskindi....
İslam’a hizmet ve güzel Müslüman olma yolunda gayret eden insanlar her zaman toplumun sevgi ve saygısını kendilerine çeker. Kısa sürede maneviyat aşıkları onların etrafını sarar. Ne var ki bir cemaa...
Teslimiyyet; boyun eğmek, inkıyad etmek, itirazsız kabul etmek ve teslim olmak anlamında kullanılan bir kavramdır. İslam ve selam ile aynı köktendir. Ragib Isfahanî'nin verdiği bilgilere göre "İslam"...
Sufiler, Allah (c.c.) ve kâinat arasındaki ilişkiyi daima tevhid merkezli olarak anlamaya çalışmışlardır. Onlara göre Allah’ı birlemek sadece O’ndan başka bir mabud olmamasına inanmak manasına gelmez....
Tasavvufî terbiye, bir arada bulunma (sohbet) ve in'ikas yoluyla gerçekleştiği, hal ve duyguların yansıma ve transferi demek olduğu için mürşid ve rehbere ihtiyaç göstermektedir. Bu ilmin, Hz. Peygamb...
İslam’ın Kur’an ekseninde inananlara çizdiği gastronomik plan, az yemek merkezi etrafında şekillenir. Kur’an-ı Kerîm’de Yüce Mevlâ’nın bize sunduğu ilahî manifesto şu net...
Allah'ın (c.c.) mübarek isimlerinden biri de "el-Hakk"dır. Bu sıfat-ı ilahîyenin îcabı olarak mutlak hakimiyet ve saltanat O'na aittir. Hakk'ın bu saltanat ve hakimiyetini kabul etmeyenler, eninde so...
Sufiler arasında keramet konusu diğer ilim dallarına göre daha sık gündeme gelmektedir. Özellikle mübtedi salikler ve halk tabakası keramet meselesini neredeyse velayet konusu ile eş görmektedir. Onla...
Adl ya da adâlet hem Allah’a izâfesi hem de kullarla ilişkisi bakımından iki boyutlu bir kavramdır. Allah ile ilişkisi açısından el-Adl her şeyden önce Allah Teâlâ’nın esmâ-i hüsnâsındandı...
Şemâili Ebu Abdullah lakabı ile anılan Ca'fer, Sâdık lakabının sahibidir. Hayatında hiç yalan konuşmadığı için bu lakabı almıştır. Ca'fer güleç yüzlü, tatlı sözlü bir zattı. Başı büyükçe, cismi nurlu...
Orta boylu, yuvarlak yüzlü ve top sakallıydı. Alnı geniş, kaşları gür, iki kaşı arası açıktı. Gözleri iri ve siyahtı. Murakabesinin çokluğundan boyun kemiği dışarı doğru eğilmişti. Yüzü aydınlık ve nu...
Müslümanın en büyük vazifelerinden biri de insanları Hak ve hakikate çağırmaktır. Toplumumuzun bütün kesimlerinin normal zamanlara göre dini açıdan daha da duyarlı olduğu Ramazan ayı bu konuda bulunma...
Bilmek, anlamak ve kavramak anlamına gelen fıkıh kelimesi, İslam'ın ilk devirlerinde genel olarak "mutlak ilim" anlamında kullanılmıştır. Çünkü henüz İslami ilimler bağımsız hale gelmemişti. Nitekim İ...
Altın Silsile'nin Alâeddin Attâr'dan sonraki halkası Yakub Çerhî. Maveraün-nehir'de Kandehar ile Gaznin arasında, Gaznin'e bağlı Cerh köyünden. Bu yüzden Çerhî diye ünlü. Bu köyde doğdu. İlk tahsilini...
Hazreti Süleyman (a.s.)'ın sarayına bir kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayatî bir mes'ele için Hz. Süleyman (a.s.)'la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a...
İmam Rabbanî hazretleri hem hayatı hem de eserleri ile Sünni tasavvufun sınırlarını net bir şekilde çizmiştir. Her fırsatta sufilerin düşebileceği hataları mektuplarında gündeme getirmiştir. İmam’ın t...
İslam’ın özü Allah’ın emirlerine tazim, mahlûkatına da şefkat göstermektir. Özellikle insanlara gösterilecek gerçek şefkat; onların dalaletten kurtulup, hidayete ulaşmasına vesile olmaktır. Bu sebeple...