Leylâ'nın Mahallesi'nin Bekçisi
Leylâ'sı uğrunda ve onun aşkı ile çöllere düşen Mecnûn, salyaları akan, tüyleri dökülmüş bir köpeği seviyor, okşuyor ve gözlerinden öpüyordu. Bu hali gören birisi dayanamadı; Mecnûn'a bağırdı: "- A a...
Leylâ'sı uğrunda ve onun aşkı ile çöllere düşen Mecnûn, salyaları akan, tüyleri dökülmüş bir köpeği seviyor, okşuyor ve gözlerinden öpüyordu. Bu hali gören birisi dayanamadı; Mecnûn'a bağırdı: "- A a...
Marifetnâme’den şunu anlıyoruz ki; Bir insanın tabiatı kuru veya rutubetli, sıcak veya soğuktur. Aldığı gıdalar ya kuruluğu ve soğukluğu ya da sıcaklığı ve rutubeti artırıcı özelliktedir. Bu itibarla...
Geçen sayıdaki mektupta sufilerin itikadlarının ehl-i Sünnet âlimlerinin görüşleri ile uyum içinde olması gerektiği işlenmişti. İmam Rabbanî hazretleri bu konunun işlendiği 286. mektupta ayrıca amel k...
Maneviyat yoluna giren salikin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri işbâ ve istiğna halinden sakınmasıdır. İşbâ, salikin elde ettiği az bir fütühata aldanarak kendini şeyhinden, sohbetlerd...
Tevessül, bir şeyi veya bir şahsı Allah için aracı ve vasıta kılmak, şefaatçi ve vesile edinmektir. İbnü'1-Esir, Ezan duasında geçen "el-Vesile" kavramı'nı izah ederken "Allah'a yakınlığa vesile, cenn...
Rasûlullah (s.a.), Cenab-ı Hakk'dan üç türlü ilim telakkî etmiştir. Birincisi, kendisi ile Allah (c.c.) arasında mahfuzdur. Bu ilim, beşer idrakinin üzerinde olduğundan nâsa fâş olunmamıştır. Yalnız A...
Bağımsız bir ilim hâline gelmeye başladığı asırlardan beri tasavvufa yöneltilen eleştiriler eksik olmamıştır. Bu eleştiriler içten ve dıştan olmak üzere iki türlüdür. İçten olanlar, bizzat tasavvuf ri...
ŞEMÂİLİ Bayezîd-i Bistamî, sûreti itibarıyla Hz. Ebû Bekir (r.a)'a benzerdi. Uzunca boylu, zayıf bedenli, beyaz tenliydi. Seyrek ve ak sakallı, çukurca gözlü idi. "Sultânu'l-ârifin" diye anılırdı. Se...
Altın silsilenin 32. halkası Irak'ın Musul vilayetine bağlı Erbil'in Harir nahiyesinden Şeyhi Taha'l-Hakkarî ile aynı adı taşıyor. Doğduğu Harir nahiyesine nispetle "Harirî" nisbesiyle ünlü Taha'l-Har...
HİLYE-PÂK-İ AHRÂR Uzunca boylu, esmer tenli, gökçek yüzlüydü. Sakalı büyükçe ve beyazdı. Sakalındaki karalar, sayılabilecek kadar azdı. Sohbeti tatlıydı, konuşurken müridlerini saadette gark ederdi....
İslâm tasavvufunun diğer mistik hareketlerden en önemli farkı dünya ile olan ilişkisinde aşırılığa kaçmaması, sûfîlerin kendilerini hak yoluna adarken başkalarına el açmamasıdır. Pek çok uzak doğu mis...
Bir gün Mecnun hasta olup yatağa düşer. Tedavî için bir doktor çağırırlar. Doktor "Damardan kan almak gerek'" diyerek Mecnun' un kolunu bağlar. Tam iğneyi batıracağı sırada Mecnun bağırır; "-Ey dokto...
17 Aralık 1273 Mevlânâ’nın Hakk’a vuslat günü, kendi ifâdesiyle “şeb-i arûs/gerdek gecesi”. Biz onun şeb-i arûsunun sene-i devriyesi münâsebetiyle bu sayıda (Aralık 2007) biraz...
Öteden beri, toplumumuzun entellektüel dünyasında, sûfîlerin eline tesbih alıp köşelerine çekildikleri sosyal hayattan kopuk meskenet-merkez bir hayat sürdükleri iddiâsı oldukça yaygındır. Bu yazımızd...
Her yolun kendine mahsus tehlikeli alanları vardır, tasavvuf yolu da eğer ehil kimselerin rehberliği olmaz ise insanları pek çok tehlikelere maruz bırakabilir. İmam Rabbanî Mektubatında sık sık bu teh...
Tasavvuf kelimesi etrafında meydana getirilen tartışma zemini zaman zaman haksız ithamlara kadar vardırılmıştır. Özellikle kelimenin Hicrî II. Asrın ortalarından sonra kullanılmaya başlanan "muhdes" b...
Kafesinde mahpus güzel bir papağanı bulunan bir tacir vardı. Ticaret için Hindistan tarafına yolculuk hazırlığına başladı. Cömertliği sebebi ile hizmetkarlarının arzularını sorarak onlardan siparişler...
Takvâ Allah Teâlâ’nın haramlarından korunma ve sakınma manasına gelen dînî bir kavramdır. İslam’ı takvâ boyutu ile yaşayabilmek her müslümanın en büyük hedefidir. Mübarek Ramazan ayı İslam’ı takvâ boy...
Hakkınca edâ edilen namaz ibadetlerin özü, Müslümanlığın alamet-i farikasıdır. Müslümanlığın omurgasını teşkil eden bu ibadete gereken önem verilmeli; abdest için yapılan hazırlıktan başlamak kaydıyla...